2014 Dünya Satranç Şampiyonası

7 Kasım’dan bu yana Soçi’de devam eden 2014 Dünya Şampiyonluğu Unvan Maçı Magnus Carlsen‘in zaferiyle noktalandı: 6.5-4.5. Oyunları ve kısa özetleri haberin devamında bulabilirsiniz.

Yıl içinde ne kadar önemli turnuvalar oynanırsa oynansın, unvan maçları hiç şüphesiz satranç dünyasının en prestijli organizasyonları. Oyuncuların geçtiğimiz yıl Hindistan’da karşı karşıya geldikleri, Norveçli Magnus Carlsen’in 6.5-3.5 galibiyetiyle sonuçlanan maçın ardından, bu yıl karşılaşma yakın dönemde kış olimpiyatlarına da ev sahipliği yapmış Soçi, Rusya’da oynandı.

carlsen-horz

Şampiyonun Belirlenmesi:
12 oyunda 6.5 puana erişen oyuncu Dünya Şampiyonu unvanını elde edecek. Maçın 6-6 sona ermesi durumunda ise, eşitlik bozma maçlarına geçilecek.

Zaman Temposu:
40 hamle/2 saat + 20 hamle/1 saat + 15 dakika (son periyotta 30 saniye eklemeli)

Takvim:
7 Kasım’daki açılış seremonisiyle başlayan maç, 28 Kasım’daki kapanış töreniyle sona erecek. Unvan maçında her iki oyundan sonra bir boş gün bulunmakta. Ancak bu ritim, sona yaklaşılan 10. oyundan sonra bir oyun – bir boş güne dönüşüyor.

Ödüller:
Toplam ödül 1.000.000€ olup, ödülün %60ını şampiyon, %40ınıysa maçın mağlubu kazanmayı hak edecek. Eğer maçın sonucu eşitlik bozma karşılaşmalarıyla belirlenirse, ödül paylaşımında %55-%45 düzenlemesine gidilecek.

Medya:
İnternette maçı takip edebileceğiniz, ya da oyunları canlı olarak takip edebileceğiniz birçok kaliteli websitesi bulunmakta. Bunlardan başlıcaları aşağıdaki şekilde:

Resmi Site: http://www.sochi2014.fide.com/
Chess24: https://chess24.com/en/watch/live-tournaments/worldChampionship2014/
Chess.Com: http://www.chess.com/tv

Ayrıca ChessBase.com, Chess-News.ru/en, Chessdom.com, ChessVibes.com gibi nitelikli sitelerde oynanmış karşılaşmaların analizlerini bulmanız, ICC, PlayChess gibi online platformlarda maçı büyükusta yorumları eşliğinde takip etmeniz mümkün. Ancak şimdilik Peter Svidler’in yorumlarıyla Chess24 sitesi bir adım öne çıkmış görünüyor.

Oyunlar:

1. Oyun:
İlk oyunda Carlsen’in Grünfeld Savunması’nı 5 Fd2 ile yanıtlayan Anand, oyunortasında hafif bir üstünlüğe sahip görünmesine karşın, zamanla inisiyatif Carlsen’in eline geçti. Ancak zaman kontrolünün tamamlanmasının ardından ince savunma hamleleri bulmayı başaran Anand, beraberliği ‘daimi kiş’le yakaladı: 1/2.

2. Oyun:
İkinci oyunda Berlin Varyantı’na girmek istemeyen Carlsen, 4 d3 sürüşüyle oyunu manevraların ağırlık kazandığı Kapalı İtalyan/İspanyol yapılarına taşıdı. Otoriteler, 12 Axb6 alışıyla siyahların piyon yapısının düzeltilmesi sonrasında konumun siyahlar açısından sıkıntısı kalmadığını belirtti. Ancak Dünya Şampiyonu, 14 Ka3!? ve takibinde kalenin şah kanadına aktarılması gibi ilginç bir fikirle tahtanın bu bölgesinde hücum şansları aradı. Arzu ettiği savunma kurulumunu bir türlü oluşturamayan Anand’ın konumu giderek kritik hale dönüştü. Halihazırda zor olan konumdaki 34…h5?? gafını 35 Vb7 ile cezalandıran Carlsen maçta öne geçti: 1-0.

3. Oyun:
Unvan maçının 3. oyununda Hintli oyuncu kazanınca skora denge geldi: 1-0. Vezir Gambiti’nde c5-sürüşlü sistem son dönemlerde moda olmuştu. Öyle ya 3. oyun, Aronian-Adams, 2013 Bilbao Ustalar 1/2 mücadelesi ile Tomashevsky-Riazantsev, 2008 Rusya Şampiyonası 1-0 karşılaşmasıyla neredeyse birebir aynıydı. Fakat tarafların harcadığı süreleri göz önünde bulundurunca tahtadaki yapılara Anand’ın daha aşina olduğu görülmekteydi. Eski şampiyon, sonuç üzerinde belirleyici etkisi olan unsur olaraksa, c7-geçerinin a3-geçerine kıyasla rakip taşları daha fazla kısıtlaması olduğundan söz etti. Basın toplantısında açılış seçiminin sekondantların mı yoksa kendisinin tercihi mi olduğu sorusu yöneltilen Carlsen’in yanıtı çarpıcıydı: “eğer bir şeyler kötü gitmişse, bu benim hatamdır.”

4. Oyun:
4. oyun Anand’ın Sicilya Savunması tercihiyle başlayınca satrançseverler keskin bir oyun seyredileceği hissine (biraz da heyecanına) kapıldı. Ancak Carlsen’in 3 g3 seçimi sonrasında konum hızla sakin izole vezir piyonu yapısı karakterine büründü. Yapısal olarak beyazların pozisyonu daha elverişli olarak değerlendirilebilse de, siyahlar sahip olduğu taş aktivitesiyle her zaman yeterli oyunu bulunuyordu. 40. hamleye yaklaşıldığında ufak çapta zaman sıkışması yaşayan Dünya Şampiyonu’nun kötü konuma düşmemek için birkaç ince hamle yapması gerekiyordu. Bunu başaran Carlsen, eşit bir vezir finaline girdi. Birkaç hamle sonra tarafların üstünlük arayışları artık gerçekçi olmaktan uzaklaşınca, beyazlar daimi kişle oyunu bitirdi: 1/2. Basın toplantısında Anand karşılaşmayı ‘makul bir oyun’ olarak değerlendirirken, Carlsen kendi oyununu ‘berbat’ olarak nitelendirdi. Norveçli ismin, bir gazetecinin ‘Chennai’deki maçla farklı olan ne?’ sorusuna verdiği yanıtsa çarpıcıydı: “Chennai’de de 4 oyun sonrasında skor 2-2′ydi, burada da 2-2. O nedenle herhangi bir farklı durum göremiyorum…”

5. Oyun:
5. oyunda 5. farklı açılış: Vezir-Hint Savunması. Son karşılaşmada ufak çapta zaman sıkışması yaşayan Carlsen, rakibini Vezir-Hint Savunması’ndaki bir ara varyantla şaşırtmak istedi ve açılışı oldukça seri hamlelerle oynadı. Ancak Hintli ismin bu yapıya karşı da hazırlıklı olması, kendisinin hafif üstünlüğü oyun boyunca sürdürmesini sağladı. 27 Ka4 hamlesiyle rakibi karşısında sahip olduğu baskıyı biraz daha sürdürebilecek olan Anand, Carlsen’in atını d4-karesine yerleştirmesini arzu etmediğinden 27 Kb7′yle devam etti. Bu karar sonucunda vezir kanadında var olan piyonların erimesi ve yalnızca tek kanatta piyonların kalmasıyla oyun hızla neticelendi: 1/2. 6. ve 7. oyunlarda beyaz taşlarla oynayacak olan Carlsen, bu avantajını değerlendirmeye çalışacak.

6. Oyun:
Eski Şampiyon Anand, 6. oyuna bir kere daha Sicilya Savunması’nın 2…e6′lı devamyoluyla başladı ve Carlsen’i keskin Açık Sicilya’ya davet etti. Bu defa Kan Varyantı’na girmekte sakınca görmeyen Carlsen, vezirleri erken bir noktada kırışıp, devamındaki etkili h4-h5 fikriyle şah kanadında, özellikle de g7-piyonu karşısında baskı oluşturdu. Siyahlar profilaktik …Kag8-…Af8 gibi hamlelerle bu noktayı sağlamlaştırıp uygun vakitte …g7-g6 sürüşüyle g-dikeyini açmaya hazırlanmak istedi. Ancak bu girişim sonrasında, Carlsen’in Kh5! fikriyle beyazlar üstünlüğü elde tutmayı başardı. Tüm bu bahsedilenler bir tarafa, 26. hamle oldukça dramatik olaylara sahne oldu. Şahını f3-g2 piyonlarını destekleyebilmesi için şah kanadına aktarmak isteyen Carlsen 26 Şd2? oynadı. Ancak bu ‘güzel’ fikir, Anand’ın 26…Axe5! alışıyla yanıtlansaydı her şey değişecek ve üstünlük tamamen siyahların eline geçecekti. Rakibinin bu hatasının o anda farkına varamayan Anand kendisini cezalandıramadı ve yeniden kötü konumda kaldı. Mücadelenin devamında her iki oyuncu da tereddütlü şekilde oynamasına karşın, Anand’ın direncinin düşmesiyle siyahların konumu hızla çöktü: 1-0. En fazla unvan maçı tecrübesine sahip olan isim Kasparov, yapılan gaftan ziyade Anand’ın açılış seçimini eleştirdi: “Yapılan gaftan çok, Anand’ın açılış seçimini anlamak zor. Bu varyanta Kramnik’le 2000 yılında olan maçım için bakmıştım. Kötü…” Pazartesi günü saat 14:00′te oynanacak 7. oyunda Carlsen bir kere daha beyaz.

7. Oyun:
Maçın 7. oyununda, son dönemlerde beyazların 1 e4 yerine 1 d4 başlangıcını daha sık tercih etmesinin ana sebebi olarak gösterilen İspanyol Açılışı / Berlin Varyantı ele alındı. Kasparov’la 2000 yılındaki unvan maçında Kramnik’in popülarize ettiği sistemde, vezirler mücadelenin erken bir noktasında kırışılır. Beyazların avantajlı gibi görünen konumunun da, e5-piyonunun adeta bir şemsiye gibi siyah konumu savunması ve siyahların sahip olduğu fil çifti  gibi bazı handikapları bulunur. Oyunda ise, Carlsen yavaş yavaş rakibi karşısında baskı oluşturdu ve bu yaklaşımı kendisine 2 piyona karşı at üstünlüğü getirdi. Ancak beraber hareket eden siyah piyonların kompakt duruşu ve beyazların yalnızca 2 piyona sahip olması sebebiyle kazanç çok kolay gözükmüyordu. Carlsen’in atı d5-karesine, kaleyi de 7. yataya yerleştirip c7-piyonu karşısında baskı oluşturma şemasına Anand bir türlü izin vermedi. Daha sonra bir şekilde kale + at, kaleye karşı finali oynanmış olsa da, taraflar aslında artık oyunun neticesini biliyordu. Mücadele 122 hamlenin (!) ardından sona erdi: 1/2. 8. oyunda Anand beyaz taşlarla oynayacak.

8. Oyun:
Carlsen’in maçtaki tek yenilgisini aldığı varyantı tekrarlaması, izleyenlere enteresan bir mücadele olacağı hissini vermişti. Elbetteki Carlsen ve ekibi, açılış safhası için bir şeyler hazırlamış olmalıydı, ki bu durum tarafların harcadığı vakitler göz önüne getirildiğinde kolaylıkla anlaşılıyordu. Ff4′lü Vezir Gambiti’nde beyazların konumu b1-h7 çaprazı üzerindeki aktivite sayesinde üstün gibi gözükse de, aslında açık dikeylerde yaşanacak kale kırışmaları pozisyonun beraberlik eğilimine sahip olduğunu göstermekteydi. Carlsen’in dakik 17…Kad8 ve 21…b4 hamleleri sonrasında Anand taşların bir bir tahtadan ayrılmasını engelleyemedi. Elde kalan yalnızca 2 hafif taş ve piyonların olduğu bir finaldi. Bu pozisyonda da dikkatli oyununu sürdüren Norveçli şampiyon arzu ettiği sonuca fazla zorlanmadan ulaşmasını bildi: 1/2. Bugün boş gün, 9. oyun Perşembe ve Carlsen beyaz.

9. Oyun:
Sağlamlığıyla ün salmış Berlin Varyantı, siyah taşlarla oynayan Anand’a beraberliği 20 hamlede (bu defa 122 hamlede değil!), kolayca sağladı: 1/2. Mücadelenin ilginç bir noktası olarak, siyahların önce …Fa6 ve bir hamle sonra da …Fb7 oynaması olarak gösterilebilir. Bu manevranın amacı, Chess24 sitesinde yorumculuk yapan büyükusta Svidler’e göre beyazları Af4 oynamaya zorlayıp c1-filinin oyuna etkili şekilde katılmasını engellemek olabilirdi. Siyahların, rakibin e5-e6 sürüşü karşısında hızla 14…Fd6 oynamasıyla varyanta hakim olduğunu göstermesi sonrasında, oyun birkaç hamle içinde beraberlikle noktalandı. Bugün oynanacak 10. oyunda Anand beyaz. 11. turdan itibaren ritmin 1 oyun – 1 boş gün şeklinde değişeceğini hatırlatalım.

10. Oyun:
Grünfeld Savunması’nın Prins Varyantı denince benim aklıma Beliavsky-Kasparov, Belfort 1988, 0-1 partisi gelir. Lodewijk Prins’in fikrinin, maçta dengeyi kurmak adına galibiyete mutlak ihtiyacı olan Anand karşısında Carlsen’den cesur bir tercih olduğu belirtilebilir. Vezirlerin kırışılması sonrasındaki konumda beyazın d-geçeri ve sahip olduğu fil çiftiyle hafif üstün olduğundan söz edilebilir. Ancak siyahların da başta d4-fili olmak üzere aktif bir taş oyununa sahip olduğu ve geçer piyon önündeki blokajının kolaylıkla kaldırılamayacağı da yadsınmamalı. Karmaşık bir konumda 8 hamle yapmak adına yalnızca 12-13 dakikası kalan Anand, hızla taşları kırışıp, oyunu berabere olacağı net bir şekilde görünen bir oyunsonuna taşıdı ve birkaç hamle sonra da beraberlik teklif etti: 1/2. 11. oyun Pazar günü ve ihtiyaç kalırsa, normal zaman temposuyla oynanacak son oyun Salı günü.

11. Oyun:
Carlsen kazanmayı bilince, 11. oyun unvan maçının son partisi oldu. İspanyol Açılışı’na karşı bir kere daha Berlin Varyantı’nı tercih eden Anand, bu kez şahını c8-b7 rotasıyla vezir kanadında sakladı. Beyazlar e4-d5 karelerine atlarını yerleştirerek rakibinin karşı oyun bulmasını güçleştirmek istedi. Bu sırada Anand da neredeyse tüm kuvvetlerini, tahtanın bu alanında yaşanması muhtemel savaş için vezir kanadına yerleştirdi. Oyunun ilk kritik anıysa 23…b5!’ti. Bu sürüş sonrasında inisiyatifin aniden eline geçmesiyle kazanma arzusu daha da artan Anand, hafif üstünlük peşinde koşmak yerine, 27…Kb4!? enteresan bir kalite fedasıyla riskli bir karar aldı. Fakat Hintli isim bu girişimci düşüncesini etkili hamlelerle sürdüremeyince taşlar hızla sadeleşti ve Carlsen kazanmasını bildi: 1-0. Bu sonuçla maçı da 6.5-4.5 skoruyla kazanan Carlsen, unvanını korumuş oldu.

Skor:
Carlsen – Anand: 6.5-4.5

Ş A M P İ Y O N   C A R L S E N !

Facebook'da paylaş